Ana Sayfa
İletişim
Amerika Masası
Asya Masası
Avrupa Masası
Balkanlar Masası
Ortadoğu Masası
Kafkaslar Masası
Türk Dış Politikası Masası
Yönetim Kurulu
Akademik Lisan
Afrika Masası
Haberler

Bilgi: akademiklisan.blogcu.com yazıların sunulduğu blog sayfasıdır.
 
Balkan Coğrafyasında yaşanan gelişmelerin, son zamanlardaki gerilimlerinde getirdiği değişimler ile Türkiye etkileri ele alınacaktır.
 

Yunanistan Ekonomik Krizi’nin Türk – Yunan İlişkilerine Etkisi

 

2008 ve sonrasında yaşanılan ekonomik kriz, Yunanistan iç ve dış siyasetini etkilediğini söyleyebiliriz. Genel seçimler sonrası, iktidar karşıtı kesimler, işsizlik ve istihdam oranlarının düşük olması nedeniyle, iç çatışmalara maruz kalmıştı. Yunanistan yaşanılan krizden ötürü, bütçesinde bazı değişiklere gitmek zorunda kalacaktır. Turizm başlığını ele almak gerekirse; Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği Başkanı, Kerem Köfteoğlu ‘Yaşananlar tabii ki Türkiye için fırsattır.’ değerlendirmesinde bulunmuştur. Söz konusu yaşanılan krizde, fiyatlarda, yeni uygulamalarda bağımsız hareket edemeyen bir ülke olan Yunanistan için durum kritik gözükmektedir. Aynı zamanda Türkiye’nin Euro Bölgesi[1] dışında olduğu için fiyatlarla istediği gibi oynayabiliyor[2] olması Türkiye’ye bir adım öne getirmektedir.

 

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan kriz ile ilgili yorumu ise; "Türkiye'nin Euro bölgesinde olmaması ve borç alacak ilişkisi açısından bu ülkelerle fazla bağının olmaması önemli ölçüde bizi bu türbülanstan koruyacaktır. Biz nispeten izole bir durumdayız. Ancak Euro bölgesinde ekonomik yavaşlama olursa oradaki tüketim azalacaktır. Bu nedenle ihracatımızda olumsuz etkilenme olabilir"[3] şeklindedir. Babacan, Yunanistan’ın Euro Bölgesi’nde yer almasını değerlendirmesi, Köfteoğlu ile paraleldir. Fikrimizce, krizin Türkiye’ye en somut etkilerinden birisi olduğunu belirtmek gerekir.

 

Yunanistan, Ekonomik Krizi’nde bazı tavizleri göz önünde bulunması gerekeceğini söyleyebiliriz. Özellikle Ege’de Türk savaş uçakları ile girişilen it dalaşı[4] ciddi ekonomik masraflara sebebiyet vermiştir. Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreou, silahlanma harcamaları da dâhil devletin her alanda büyük kısıtlamalara gideceğini açıkladı.[5] Yani görülen şu ki, ‘it dalaşı’ olayında Yunanistan’ın taviz vermesi, bölgede Türkiye’nin galibiyeti ile sonuçlanması yönündedir. Türkiye, ikili ilişkilerde komşusuna destek yönünden kısıtlamaya gitmesi beklenmektedir.  Bu da Türkiye’nin hava muhabbetinden kaybetmiş olduğu maddi masrafların azalmasına yönelik yorumlanmaktadır.

 

Bir diğer hususlardan Ege, iki ülke için önemlidir. Yunanistan’ın temel amacı, bölgeyi Yunan denizi olarak hâkim kılmaktır. Türk karasularına çok yakın olan adalarında, karasuları hakkı olduğunu iddia ederek mevcut altı millik karasu hakkını 12 mile çıkarmak istemektedir.[6] Yunanistan Başbakanı Papandreou ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Erdoğan, bu konu üzerinde ortak bir karar almalıdırlar. Kalıcı barışı sağlamak için temel sorunlardan biri olan Ege, aşılmazsa iki ülke için barış söz konusu olmayacaktır. Yunanistan Başbakanı bu ve bunun gibi konularda, göstermiş olduğu sert tepkiler, iç siyaset adına yapılmış hareketler olarak görüyoruz. Özellikle Başbakan Erdoğan ile yakınlığı ve Türkiye ziyaretinden dolayı Papandreou adeta topa tutuluyordu.[7] Böyle bir durum olunca Papandreou, ülkesine sert bir yönetici olarak dönmesi gerekiyor. Sıkıntılı bir yönetimi devralan Papandreou, Ege konusunda şuan uzlaştırıcı durumlar yürütemediyse de, Türk-Yunan ilişkileri için, Türkiye ile masaya oturmayı bilecektir.

 

Türk-Yunan ilişkilerini duraksatan durumlardan birisi de Kıbrıs Sorunu’dur. Uzun yıllar iki ülkenin başını ağrıtan Kıbrıs Sorunu, değişen yönetimlere rağmen elle tutulur bir karar alınamamıştır. 2004 yılında Avrupa Birliği üyesi olan ülke, sadece Lefkoşa, Limasol, Larnaka ve Baf bölgelerini yönetebilmektedir.[8] Adanın iki tarafını birleştirmek için yapılan çalışmalardan sonuncusu Annan Planı'nın,[9] Kıbrıslı Türkleri tarafından referandumda kabul edilmesine rağmen,[10] Kıbrıs Rum halkı referandumda reddedince adanın birleşmesi gerçekleşmedi.[11] Özetle şunu diyebiliriz ki; Kıbrıs Sorunu yarım asrı aşan, zaman içinde farklı dönemlerde soruna farklı aktörlerin müdahil olması ile dönemsel olarak boyut değiştiren ve kapsamlı çözümün dahi artık tarafların uzun-süreli dirençlerini kırmaya yeterli gelmediği bir yapıya dönüşmüştür.[12] Bu yapıyı çözecek kişiler, uluslararası ilişkileri etkileyen temel aktörlerden ve realist görüşe göre de vurgulanan devlet öğesi, ağır basmaktadır. Ayrıca Kıbrıs konusunda iki ülkenin kör düğüme dönen durumunu, Kıbrıs adasında bulunana katı Rum milliyetçilerinin, bölgede pasif edilmesi gerekeceğini belirtmemiz gerekir 

 

Tarihi fırsatlar sunan kriz, Kıbrıs konusunda çözüm bulunması, Papandreou’nun iç siyasetten önce, dünya barışını düşünmesinden geçmektedir.  Atina ve Ankara’dan gelecek çözümlerden önce, diğer ülkelerin bu konuda uzlaştırıcı ve Jus Cogens* kaydını görmeleri gerekmektedir. Türkiye’nin tam üyeliğine karşı çıkan AB ülkeleri yıllardır Kıbrıs sorunun arkasında gizlenerek, Türkiye’nin müzakere sürecini tıkamaktadırlar.[13] Avrupa Birliği’ne mensup olan Yunanistan, Avrupa Birliği’nde bulunan bazı devletlerce korunuyor olması, çözüm sağlanamamasının baş kaynaklığını etmektedir. Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu, Avrupa Birliği’nde bulunan ülkelerin, ‘objektifliğine güven azaldı. Kıbrıs Türkleri cezalandırıldı, Rumlar ‘Hayır’ dediği halde ödüllendirildi’[14] dedi. Davutoğlu, değerlendirmesindeki gidişatın değişmesi halinde, Türk-Yunan ilişkilerine olumlu yansıyacaktır.

 

Dış tehdit, Ege, Kıbrıs Sorunu elbette kriz sonrası aşılacak konular değildir. Fakat bazı konular masa üzerinde halledilebilecek türden. Yunanistan, Türkiye’nin meşru haklarını kabul ederse, sorunların aşılması zor olmayacaktır. Türkiye gereken adımları bazı konularda yerine getirmiş vaziyette. Yeni hazırlanan 'Kırmızı Kitap'ta 4 komşu ülke tehdit listeden çıkarıldı.[15] 4 komşu ülkeden birisi de Yunanistan’dı. Ekonomik kriz döneminde, Türkiye’nin bu tür düzenlemesi, ikili ilişkilere verdiği önemi göstermektedir. Bir diğer husus, Sümela Manastırı’nı işlevine açılmasıydı. Bu konu ile ilgili olarak; Yunan turistlerin kafile başkanı ve sinema sanatçısı Kostas Aleksandridis, 88 yıl aradan sonra geçen yıl 15 Ağustos'ta düzenlenen ayine de dikkat çekerek ''Bu sadece iki halk arasında değil dünya ülkeleri açısından da önemlidir. Türkiye tüm dünyaya demokratikleşme için adımlar attığını ispatladı. Bunun için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı kutluyoruz'' diye konuştu.[16] Ankara, Atina’dan bu düzenlemelere ve yeniliklere cevap beklercesine kabuğuna çekilmektedir.

 

Yunanistan Ekonomik Krizi’nde Türkiye, komşusunun yanında olmalıdır. Yunanistan, kriz döneminde artık ilgi çeken bir ülke olmamaktadır. İş, eğitim gibi konularda, Yunan halkı rahat değildir. Türk halkı gibi, olağanüstü dönemlere alışık bir içyapıları olmadıkları için zora gelememektedirler. Bu da yaşanılacak göçlere işaret etmektedir. Yunan-Türk İş Konseyi Eş Başkanı Dimitri Papanicolaou, “Son iki yılda Türkiye’de şirket kuran Yunanlı firma sayısı 250’ye ulaştı. 2 yıl içinde bu rakamın ikiye katlanmasını bekliyoruz’’ dedi.[17] Yaşanılan bu tür göçlerin tek sorumlusu, Yunanistan Ekonomik Krizidir. Türkiye’nin biraz daha atak olmasından yana olan, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, “Neden Bir Yunan sermayesi Finansbank’ı satın aldığı gibi Türk sermayesi bazı Yunan bankalarını satın almasın ya da mevcut Ziraat Bankası şubeleri yüzlerce şubeye ulaşmasın” [18] diyerek, elde edilecek yararın doruk noktalarına işaret etti. Yine aynı zamanda, Yunanistan, Türkiye’ye beyin göçü vermek zorunda kaldığını hatırlatmak gerekir. Atina'da yayımlanan Kathimerini gazetesi, Yunanistan'daki çalışma koşullarından hayal kırıklığına uğrayarak kariyerlerini sürdürebilmek için Türkiye'ye giden üniversite hocalarının ve araştırmacıların, Türkiye'deki koşullardan en iyi sözlerle bahsettiklerini yazdı.[19] Son olarak değişen zihniyetleri görmek adına; "Türkiye'de Yunan göçmenler artık bir gerçek. Yüksek düzeyde eğitimli uzman personel ve araştırmacılar, Yunan eğitim sistemini terk ederek, bugüne kadar bir göç hedefi olarak değil askeri bir tehdit olarak gördüğümüz bir ülkeye gidiyorlar"[20] gibisinden ifadelere yer verildi. Göç vermesinin yanında, göç alması Yunanistan için yeni çözüm arayışlarına götürdü. Atina hükümetinin yasa dışı göçü engellemek için Yunanistan-Türkiye sınırına güvenlik duvarı çekmesi planı[21] Türkiye tarafından olumlu karşılandı. Yunanistan Ekonomik Krizi, Türkiye’ye; ekonomi, eğitim, büyüme ve kalkınma süreçlerinde, turizm, ithalat ve ihracat ikilisinde etkilerini görmekteyiz. Kesin bir etki olduğunu belirtmek ön yargı olur. Burada üst bürokratlardan, ilgili kuruluşların yöneticilerine, iş adamlarına ve Türk milletine büyük görevler düşmektedir. Bunu ilerleyen zamanlarda hep birlikte göreceğiz ve değerlendireceğiz.

 

Değerlendirme

Türkiye ve Yunanistan, harpler döneminde farklı cephelerde yer alan iki ülke olması ve ulusal çıkarların çatışmasından ötürü, küs bir politika sürdürmektedirler. Değişen iktidarlar dönemi, iki ülkenin bu tür çatışmalarında, hafifletici bir etkisi kesin gözükmemektedir. 2008’e kadar yaşanılan süreçte, arka plana alınan meseleler, bu iki ülkeyi oldukça uzaklaştırmaktadır. Harita üzerinde birbirine yakın olan bu iki komşu ülke, adeta kara bir hesaplaşma içerisinde kaybolmaktadırlar. Karamanlis döneminde ılımlı geçen, Türk-Yunan politikası, 2008’de patlak veren ekonomik kriz ile yeni dönemlere girmektedir. Papandreou ile yeni dönemlere girilen, Türk-Yunan politikası, ziyaretlerle devam etmektedir. İki Başbakan, belirli konularda, özellikle Kıbrıs ve Ege sorununda net bir sonuç alınamaması, yaşanılan fikir çatışmalarının devam ettiğini bize özetlemektedir. Umut ettiğimiz nokta, Yunanistan Ekonomik Krizi’dir. Özellikle Türkiye’nin küresel krizde, Yunanistan’ın aksine büyüme seyri alması, Türkiye’yi ikili ilişkilerde etkin kılmaktadır.

 

Fikrimizce, krizin etkileri ileriye dönük olmaktadır. Türkiye, kendi kaderini kendi inşa edecektir. Komşu ülkeden elde edeceği, maddi ve manevi başarıları, Yunanistan’ın krizsiz döneminde bulamayabilir. Türkiye ve Yunanistan görülen aşamada, sık ziyaretler, uzlaşmacı diyaloglar, revizyonist hareketler ile devam edeceği yönündedir. Geçmişten gelen çatışmacı fikirler, iki ülkenin yararından çok zararınadır. Bunun farkına varması gereken yine üst yöneticilerdir.

                                                 



[1] Euro Zone’dan Türkçe’ye çevrilmiştir.

[2]Yunanistan ve İspanya krizi bize yarayacak’,  http://www.ntvmsnbc.com/id/25031369/ 06.01.2011

[3] Babacan'dan Yunanistan krizi yorumu: Etkisi az olur, nispeten izole durumdayız

http://www.borsanet.com/haber-babacan-dan-yunanistan-krizi-yorumu-etkisi-az-olur-nispeten-izole-durumdayiz-1410.html  06.01.2011

[4] Dog Fight’dan Türkçe’ye çevrilmiştir.

[5]‘İt dalaşı Yunanistan'ı vurdu !’ http://www.haber3.com/it-dalasi-yunanistani-vurdu-539139h.htm, 06.01.2011

[6]Türk-Yunan ilişkileri’, http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=16495, 08.01.2011

[8] Sayarı, Selim (2009-06-12). "Hristofias Güzelyurt ve Karpaz'ı istiyor" (Türkçe) s. Lefkoşa. NTVMSNBC.com 08.01.2011

[10] Wright, George (2004-04-22). "Greek Cypriot leaders reject Annan plan'(İngilizce). The Guardian. 05.01.2011

[11] A. Templar, Marcus. "What If: The Annan Plan and Turkey" (İngilizce). The Hellenic News of America. 08.01.2011

[12] Mehmet Özcan, Ercüment Tezcan, Fatma Yılmaz, Kıbrıs sorununa alternatif açılımlar: "Çok bileşenli adım modeli",2008, s. 16, 08.01.2011

*Uluslararası Hukuk kavramı, Uluslararası toplumun çıkarı, buyruk kural.

[14] ‘Davutoğlu’ndan AB’nin 4 yanlışı’, http://www.ntvmsnbc.com/id/25159883/, 08.01.2011

[15] ‘MGK, irticasız kırmızı kitabı onayladı’, http://www.rotahaber.com/haber/20101028/mgk-irticasiz-kirmizi-kitabi-onayladi.php, 11.01.2011

[16] ‘Yunanlı Turistler Kalandar Kutlamaları İçin Trabzon'a Geldi’, http://www.medya73.com/yunanli-turistler-kalandar-kutlamalari-icin-trabzona-geldi-haberi-466638.html, 11.01.2011

[17]‘Krizden kaçış hızlandı Türkiye’ye iki yılda 250 Yunanlı şirket geldi’, http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/16768082.asp?gid=254, 11.01.2011

[18] Ibid

[19]Yunanistan'dan Türkiye'ye beyin göçü’, http://www.kazete.com.tr/haber_detay.php?hid=10642, 14.01.2011

[20] ‘Yunanistan'dan Türkiye'ye beyin göçü’, http://www.kazete.com.tr/haber_detay.php?hid=10642, 14.01.2011

[21] ‘Türk-Yunan sınırına nasıl bir duvar planlanıyor?’, http://www.dw-world.de/dw/article/0,,14751599,00.html, 14.01.2011

 

 

Bugün 1 ziyaretçi (3 klik) kişi burdaydı!


2023 Stratejik Analizler Merkezi II 2023Sam II - 2011
Bu web sitesi Bedava-Sitem.com ile ücretsiz oluşturuldu. Siz de kendi web sitenizi ister misiniz?
Ücretsiz kayıt ol